Babasının süsünden babasına…
Daha önce de yazmıştım bir yerlere. Zeynep, Zeyn-ül Eb’den gelirmiş, o da babasının süsü demekmiş. Ne kadar doğru bilmiyorum.
Salı gününden beri bi Leylayım. Annemin telefon etmesi, Güneşli’den Altunizade’ye yarım saatte gitmem… Sonrası bulanık. Volkan’a ulaşmaya çalıştığımı hatırlıyorum. Kurstaydı, telefonuna bakmıyordu. Kursu arayıp kadına dert anlatana kadar dellenmiştim zaten. Gerisi hep aynı.
Şu an bunları yazabiliyorum ama durumu ne kadar kavradığımdan emin değilim. Bana göre babam hemen yan odada. Uyukluyor şu an. Şu ana kadar bir kere bile hastanede kalmadı. Aslında keşke kalsaydı diyorum. Kendine hiç bakmadı. Neyse konu o değil. Zaten çıkınca başta annem olmak üzere hepimiz kızacağız ona.
3 gündür hastanede ne yaptığımı pek bilmiyorum. Gelenlere çay kahve içer misiniz diyorum. Annem ve kardeşim ağladıklarında onlara kızıyorum. Galiba bu kadar. Ha bir de annemin elinden telefonu almaya çalışıyorum. Herkes durumu öğrenmek istiyor, tamam güzel ama annem her anlatışında fena olup ağlıyor. Devreye girmeye çalıştım ama çok da başarılı olamadım.
2. ve 3. gün beni elimde kitap, kulağımda kulaklıkla görenler biraz
yadırgamış olabilir. Ağlamam, üzgün olmam gerekiyor diye düşünebilirler. Dedim ya, içerideki babam değil ki, neden üzüleyim? Ben sadece bekliyorum. Doktordan güzel haberler bekliyorum.
Durumunu yazmayacağım, neler olduğunu da. 3 gündür tekrarlıyorum zaten. Bıkıp usanmadım, daha da tekrar edeceğim zaten. Sadece yazmak istemiyorum.
Salı akşamı Serdar Devrim geldi ziyaretimize. Gerçekten önemliydi onu orada görmek.
Ertesi gün babamın benden sonra en sıkı takip ettiği 2 muhabir geldi. Burcu Özçelik ve Seda Tabak.
Seda aynı zamanda babamın emlak danışmanı da olur. ![]()
Annemin arkadaşlarını ve komşuları saymıyorum bile. O kadar çoklar ki…
3. gün, yani bugüne kadar gerek duyulmamıştı ama bugün kan da istediler. Benim babama da 0 negatif yakışırdı. Sets’in duyurusu sayesinde yüzlerce kişiye ulaşılmış. Sağolsun kendisi de geldi hastaneye, hatta bizi öğle yemeğine çıkardı, o sırada gösterdi. Böyle salak bir şaşkınlık, aynı şekilde mutluluk… Zaten bi garibim 2-3 gündür… Babacım gör, kaç kişi senin için uğraşıyor. Nilay’a ve babasına teşekkürlerin en büyüğü zaten. Bu kadar hızlı organize olan bir aile görmedim.
Hissettiklerimi, yaşadıklarımı yazmam gerçekten imkansız. Ne kadar teşekkür etsem, ne kadar kelime kullansam az. Ama telefon eden, kan bulunması için çabalayan herkese minnettarım. Babam o kişiler sayesinde kurtulacak.
Herhalde bunu yaşayan anlar. Umarım yaşamak zorunda kalmaz kimse tabii.
Kan bulundu, annemin yüzü güldü, günlerdir yemek yemiyordu, yemeğe götürünce kahkahalarını duymaya başladım, espriler yaptı… Bana da iyi moral oldu. ![]()
Az önce feedleri gösterdim. Ağzı açık, teşekkür edip durdu. Hoş ben de ondan farklı değildim.
Akşama doğru bir koltukta içim geçmişken Gül ve Nesil çıkageldi. Onlarla birlikte de Okan. Bu ziyaretler bizi ayakta tutuyor zaten. Bütün gün hastanede bekliyoruz. Birkaç tanıdık yüz, biraz moral… Nasıl iyi geliyor anlatamam.
Doktorlar şimdilik ellerinden geleni yaptı. Gerisi babama kalmış. Yalnız öyle bir durumdayız ki… Beeeelki faydası olur diye her ihtimali deniyor annem. İlki reiki. Enerji yolluyorlar sanırım babama. Yoğun bakım ünitesinin bekleme odasında elleri kollarıyla garip hareketler yapan komşuları gördüm. Bozmayayım diye çıkıp gittim.
Diğeri de müzik. Babamın Volkan’dan dinlemeye doyamadığı 2 klasik müzik parçası var. Evden gitarı aldık, ses kayıt cihazına çektik parçaları. Volkan dinletmeyi bekliyor şimdi. Neden dinletemediğini de hemen açıklayayım. Babamın ağzında bir boru var. Bu borudan rahatsız olduğu için çiğnemiş, bir şeyler yapmış. Tabii yapmaması lazım. Uyutmuşlar. Hala da uyuyor sanırım, bilmiyorum. Bugün çok haber alamadık.
E çok uzun olmuş bu?
Kim bilir kaç kişi benim bu yaşadıklarımı yaşıyor. Ben ilk defa yaşıyorum. İlk defa evden biri hastanede kalıyor. İlk defa kardeşimi ağlarken görüyorum. O maço, kendine güvenen genç adam yok şimdi. İlk defa yoğun bakım önünde saatlerimi geçiriyorum.
Bu arada babamı görmedim. Önümden 2 kere geçti ama içeri girip bakamadım. Görürsem tutamam belki kendimi. Sonra imam … cemaat…
Yarın işe geri dönüyorum. İş çıkışı babam beni bekler.
Şu 3 günde beni arayan, soran, kan bulunmasına yardım eden, ziyaretime gelen kim varsa… Ayaktaysam sizin sayenizde.
Bu yazıyı yazmamın sebebi de salıdan beri yanımızda olan kişiler. Kaçı okur bilmiyorum ama yazılı olarak bir kez daha teşekkür etmek istedim. Doktorlar ellerinden geleni yaptı, biz elimizden geleni yaptık, siz elinizden geleni yaptınız…
O zaman babacım sen de dön artık aramıza. ![]()
Süsün bekliyor seni!






21 Yorum
Yasemin Sungur
27.08.2010
Zeynep, ne güzel düşünmüş ve yazmışsın… Ben olumlu düşünmenin gücüne inananlardanım, devam
Yapılan hiçbirşey boşa gitmiyor, tüm güzel düşünceler ile güzel anlara davete devam, bugün baban için de sevgi enerjimi gönderiyorum…
Sevgiyle…
Muge Cerman
27.08.2010
Canım Zep;
Yazdıklarını okurken yanıbaşındaymışçasına hissettim hepsini, belki de sıkça bu sahneleri yaşadığımdan. En doğrusunu yapıyorsun, aileden birinin daima dik durması gerekiyor ve bu da evin büyük kızı oluyor genellikle. Babacığına acil şifa, sizlere de bolca sabır diliyorum.
Sevgi ve ışıkla kal…
ayşem
27.08.2010
Güçlüsün Zeynep,dualarımız seninle…
banu Kerse
27.08.2010
Kızlar babalarının olurmuş. Sen de tam babanın kızısın. Güçlü olmaya devam , acil şifalar..
Cigdem Ozkan
27.08.2010
Zeynepçim… O gözlere baban zaten dayanamaz. Süsü’ne hiç kıyamaz. Çabucak iyileşir…Gör bak…
Hepimiz bunun için sana enerjimizi yolluyoruz… Bir an önce her şeyin yoluna girmesi dileğiyle…
Çok geçmiş olsun…
Faruk Ökenli
27.08.2010
Zeynep hastalıkları,üzüntüleri,felaketleri tek katlanabilir kılan şey insanları bir araya getirmesi. Her ne kadar bu sancılı sürecinde sana hiçbir faydam olmamış olsa da en azından buradan kuru bir geçmiş olsun yazmak istedim. Umarım baban çok çabuk bir şekilde eskisinden daha sağlıklı olacaktır.
gabriela
27.08.2010
Sevgili Zeynep;
Bizler de babacığın için dua ediyoruz, inanıyorum ki en kısa zamanda iyileşerek yanınızda yer alacaktır. Sen, annen ve kardeşin güçlü olacağınızı biliyorum, bizler de ne yapabilirsek yapmaya çalışacağız.
Sadece haber uçurman yeterli olacak.
Tüm dualar, sihirler sizinle olsun.
gabi
Bay medya şaklabanı
27.08.2010
Zeynepçim çok geçmiş olsun biz etrafta olan insanlar ancak senin yanında olarak sana destek çıktığımızı göstererek çare olmaya çalışırız. Bir de kan vb durumlarda ama tüm işi yapacak sizin aileniz…Yarısını siz aile olarak yapacaksınız yarısını baban yapacak iyileşerek. Ben eminim iyileşeceğine pozitif elektrik babanı bize bağışlayacaktır hemde koşarak. Tekrar geçmiş olsun dualarımız seninle ve ailenizle…
Elçin Yatağan
27.08.2010
Sen çok güçlüsün Zeynep, gözlerinde gördüm… Babacığının en kısa sürede iyileşmesini diliyorum.
Sevgilerimle…
İlkay Öztürk
27.08.2010
Acil şifalar diliyorum, insan bu durumda ne yapacağını şaşırıyor ama bir taraftan da acayip bir güç geliyor Tanrı tarafınan herhalde. Ben bugünlerde hep yanıbaşında sevdiğin insanların olmasını öneririm, kötümser, içine kapanık insanlardan uzak dur, iyi enerji ile dolu olun. Bu arada ben de 6 yıl Hürriyet’te çalıştım editör olarak Kelebek vs.. Görüşmek dileğiyle…
Utku
27.08.2010
Geçmiş olsun Zeynep. Allah acil şifalar versin. Umarım baban en kısa sürede sağlığına kavuşur..
Kendine ve ailene iyi bak, güçlü ol.
pelin
27.08.2010
Bencede iyi düşünmek en doğrusu,güzel haberler duymanı diliyorum.. Çok büyük geçmiş olsun.. Acil Şifa diliyorum…
Utku
27.08.2010
Halbuki öyle güzel duygularla yazmıştım ki yorumu… Boğazım düğüm, yutkunamıyorum..
Yasemin Sungur
27.08.2010
Sevgili Zeynep, bu acıyı veren sabrını veriyor…
Bugün bir yazıda Cema Süreyya’nın “Her ölüm erken ölümdür” dizesi çıkınca takıldım kaldım… Evet ne yazık ki böyle…
Ölümden sonra özlemiyle sürüyor yaşam, güzel anılar ve özlem…
Sevgiyle,
Selda DÖlekoğlu
27.08.2010
Zeynep; çok üzgünüm, sana, annene, kardeşine ve tüm yakınlarınıza sabır diliyorum, çok üzgünüm.
Cevdet Aykan DEMİR
28.08.2010
Böyle zamanlar da ne denir ki pek bilmem aslında.Acı haberi aldıktan sonra ancak okuma şansım oldu bu satırları .. Şuan ne yazacagımı da bilmiyorum. Allah rahmet eylesin. mekanı cennet olsun.. Her ne kadar ateş düştügü yeri yaksa da sevenlerın de senın acını paylaşıyor bilesin..
hikmet
28.08.2010
zeynep başınsağolsun allah sabırlar versin
Herhangi biri
28.08.2010
Bazı anlar vardır sözün nokta dediği ve ne söylensede tam ifade edebilemediği.. Babamın anı gidişini yaşadım tekrar satırlarında .. Olayın dışına kendini çıkarmak ve film gibi izlemek onu ..insan onu yapabiliyor ancak… Sadece sabırlar dileyebiliyorum…
Nazlıhan Şevik
28.08.2010
Canım bugün benim doğumgünüm ve birilerinin yaşamı bitiyor… Bu döngü hep böyle, Allah geride kalan, sizlere sabır versin. Çok acı ama sen güçlü kızsın, toparlanacaksın. Sevgiler, tüm ailene sabırlar diliyorum. Mekanı cennet olup, sonsuzlukta huzurlu uyusun…
Burak Abidin
28.08.2010
Bir şey yapamamanın aczi ve hüznü ile iki büküm oluyor ve hüzne boğuluyorum. Yapabileceğim ve yapabileceğimiz sadece o güzel babanın arkasından dualar göndermek…
Başın sağolsun kardeşim… Allah o güzel babanın mekanını cennet etsin.
Fatma Açıksöz
03.09.2010
Zeynepcim, başın sağolsun. Allah sabırlar versin kızım. Senin o güzel, akıcı yazılarına yorum yazmak istemiştim… ama bu şekilde oldu.
Fatma teyzen
Marketolog Hayatta çok nadir bu kadar canım yanmıştı…
10.08.2011
[...] Babasına aşık, babasına öylesine bağlı bir genç kızın yazdıkları öylesine içten duygular vardı ki o yazıda cam kırıkları gibi içimi acıtıyordu. ( Babasının süsünden babasına) [...]
There are no trackbacks to display at this time.