İntihar eden çalışana idam cezası tehdidi
Türkiye, Batı ülkeleri ve Doğu ülkeleriyle karşılaştırıldığında, gerçekten “mutlu çalışanlar ülkesi”. Siz hiç Türkiye’de maaşımı alamadım, zam yapılmadı, terfi edemedim diye intihar eden gördünüz mü? Türkler enayi mi, niye intihar etsinler! Dayanamayacak noktaya gelirlerse, şirketi basıp patronu yahut genel müdürü ‘intihar etmeyi’ tercih ediyorlar. Zaten Türkiye’de mutsuz çalışanların intihar etmesine gerek yok, güvenlik kurallarına uymayan işveren gereğini yapıyor. Bakınız Tuzla tersaneleri, bakanız özelleştirilen maden ocakları…
Fransa gevşek
Oysa batının ve doğunun ezilen çalışanları için durum çok daha acıklı. Yakın zamanda özelleştirilen France Telekom’un 35 çalışanı pencereden atlayarak, kendini bıçaklayarak, kafasına bir kurşun sıkarak ölmeyi tercih etti. Peki France Telecom intiharları önlemek için ne yaptı? Aslında hiçbir şey. Bir iki önemsiz yönetici kovuldu, “Maaşlar ve çalışma koşulları en kısa zamanda iyileştirilecektir” gibi bir iki söz verildi.
Çin gerekli tedbirleri alıyor!
Buna karşılık, Çin’de yönetim ve şirketler, intihar vakalarına karşı çok daha hızlı, kararlı ve enerjik hareket ediyor. Ülke hızla zenginleşirken, bazı eski komünist bürokratlar ve karanlık işadamları dolar milyarderi olurken, günde 1 dolara 14 saat çalışan işçiler açlığa, sefalete isyan etmeye başladılar. Ve Komünist iktidar (Hatırlatmakta yarar var: Dünya kapitalizminin yükselen yıldızı Çin’in resmi adı hâlâ Çin Halk Cumhuriyeti’dir ve dışarıdan bakınca anlaşılmasa da, iktidarda Çin Komünist Partisi vardır.) her türlü sendikal talebi, grev girişimini bastırırken, çaresizlikten pek çok çalışan ölümü tercih ediyor. Ama Çin Hükümeti ve Çin şirketleri, intiharı düşünenlere göz açtırmıyor. Mesela 2010’un ilk 6 ayında 10 çalışanı intihar ederek iş sözleşmesini tek taraflı olarak fesheden (Apple’ın IPhone’larını üreten) Foxconn Technology yönetimi, artık işe yeni aldıklarına bir taahhütname imzalatıyor: “Foxconn Technology’de çalıştığım süre içinde kendimi öldürmeyeceğime, herhangi bir ihtihar teşebbüsünde bulunmayacağıma namusum ve şerefim üzerine söz veririm. Okudum / imzaladım”
Peki, imza attağı halde intihar edenlere ne yapılacak, diyeceksiniz. Riyavete göre, bu noktada da Çin Hükümeti’nin gerekli önlemleri alması bekleniyor: “Bundan böyle, intihar ederek ülkenin kalkınmasına ve Dà Yuè Jin yani Büyük İleri Atılım’a ihanet eden rejim düşmanları asılarak idam edilecektir.”
İstifa edenleri kovun!
Şaka bir yana (taahhütname haberi doğrudur, idam cezası ise abartı) bugünkü kapak haberimizde, İK departmanlarının yeni misyonunun ‘iyi elemanları şirkete kazandırmak ve şirkette tutmak’ olacağını okuyacaksınız. Çin örneğinden hareketle, İK yöneticilerine bir öneri: Kalifiye personeli şirkette tutabilmek için, işe alırken bir taahhütname imzalatabilirsiniz: “İstifa etmeyeceğime, başka şirkete geçmeyeceğime namusum ve şerefim üzerine söz veririm.” Sözünü tutmayanları ne yapacaksınız?
Tabii ki… kovacaksınız!
(Capital.fr’in 30 Temmuz tarihli ve Philippe Eliakim imzalı haberinden uyarlanmıştır.)
Kaynak: Hürriyet İK





